slot siteleribahis sitelerihacklink
istanbul escort esenyurt escortcanlı sohbet hattı
bursa escortizmit escortankara escortankara nakliyatkonya escortescort bursatuzla escortreplica rolexantalya escort bayankocaeli escortizmit escortizmit escortescort bayankocaeli escortgebze escortsoaptoday1xbet

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: “Çare denk bütçedir, borçlanmamaktır, üretimi artırmaktır”

Bu haber 12 Haziran 2022 - 9:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bitlis’te bazı temaslarda bulunmak üzere gelen Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ilde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yapıcıoğlu, ekonomik krizin yaşandığı bugünlerde çözümün denk bütçe, borçlanmama ve üretim olduğunu söyledi.
Türkiye’de birçok ili dolaşan ve bu kapsamda Bitlis’e gelen Zekeriya Yapıcıoğlu, esnaf ziyareti yapıp, STK temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Ardından tarihi Başhan’da basın mensupları ile bir araya gelen Yapıcıoğlu, gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
Ekonomik sıkıntılardan, seçim ittifaklarına, son zamanlarda okullardaki ahlaki yozlaşmalara ilişkin soruları yanıtlayan Yapıcıoğlu, ekonominin üretim ve borçlanmama ile düzelebileceğini söyledi.
Yapıcıoğlu yaptığı açıklamalarında şunları söyledi:
“Memleketi dolaşıyoruz. Genel anlamda diyebilirim ki, halkın hemen hemen her kesiminin en az yüzde 80-85’inin gündeminde ekonomi var. Esnaf şikayetçi. Ama belki en fazla şikayetçi olanlar da özellikle sabit gelirliler. Başta asgari ücretliler, emekliler olmak üzere. Mesela bugün sadece yaşlılık aylığı alan, yani yaşlılara verilen yardımdan faydalanan bir amcayla görüştük. Diyor ki ‘Aldığımız para sadece öğlen yemeğine yetmiyor.’ Özellikle de gıda maddelerinin fiyatının astronomik olarak artmış olması karşısında dar gelirliler sıkıntılı günler yaşıyorlar. Bunun tabi birçok sebebi var. Döviz fiyatlarının çok artması, dünyada küresel olarak enerji fiyatlarının artması, bir enerji ve gıda krizinin sıklıkla dillendiriliyor olması, psikolojik bazı nedenleri de üzerine eklenince özellikle gıda maddeleri çok hızlı bir şekilde fiyatları artıyor. Belki birkaç günde bir raflardaki fiyatlar değişiyor. Bu da en çok dar gelirlileri etkiliyor.”
“SİSTEMİN KENDİSİ KRİZ ÜRETİYOR”
Çarenin denk bütçe, borçlanmamak ve üretim olduğu vurgusunda bulunan Yapıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dış borcun bu kadar yüksek olduğu, cari açığın yüksek olduğu, ihracatın bile ithalata bağlı olduğu, yani yarım mamül ve ham maddenin çoğunlukla dışarıdan alınması, dolarizasyonu tetikliyor, bir yıl içerisinde 190 milyar dolar civarında borç ödemesi yapma zorunluluğu doların fiyatını yukarılara doğru çekiyor. Bundan sonrada çekmeye devam edecektir. Çare denk bütçedir, borçlanmamaktır, üretimi artırmaktır. İhracatı artırmaktır. Çare ayağımızı yorganımıza göre uzatmaktır. Eğer bu çarelere başvurulmazsa, eğer bu kapitalist ekonomi sistemi içerisinde belki en sık başvurulan yöntemlerden bir tanesi veya kapitalizmin hem devlet idarelerinden hem şahıslardan hem şirketlerden istediği açık finansmandan vazgeçmezsek, korkarım ki biz bu borç yükünün altında daha uzun süre ezilmeye devam edeceğiz. Yönetim kimde olursa olsun, ekonominin idaresi kim tarafından sürdürülüyorsa sürdürülsün ya da nasıl değişiyorsa değişsin, eğer sistem bu ise ve bu sistemin dışına çıkılamazsa, bu sıkıntılar çekilmeye devam edecek. Çünkü sistemin kendisi kriz üretiyor.”
“DEĞERLER EĞİTİMİNE AĞIRLIK VERMEMİZ LAZIM”
Geçtiğimiz günlerde bazı sosyal medya hesaplarında Kuranı Kerim’e karşı yapıln saldırıyı da değerlendiren Yapıcıoğlu, Gençlerdeki ahlaki yozlaşmaya da dikkat çekti. Yapıcıoğlu, “Gençlerin değerlerden soyutlanması ya da değerler eğitiminin yeterince önemsenmemesi veya terk edilmesi, bunun ismine ne diyeceksek diyelim, gençlerimizi öyle bir hale getirdi ki artık onların yaptığı işlerden belki büyükler olarak bizler utanır hale geldik. Fakat onlar yaptıkları şeylerin çok doğal olduğunu düşünüyor olmalılar ki yaptıkları o çirkeflikleri, densizlikleri birde görüntü olarak çekip, sosyal medya üzerinden paylaşıyorlar. Fakat bu konuda o gençleri suçlamak belki düşebileceğimiz en büyük yanlışlardan bir tanesidir. Onlar, o duruma durup duruken gelmedi. Onlar, o hale getirildiler. Küresel bazı hesaplar var. Maalesef tedbir alması gerekenler de seyirci kaldıkları için özellikle eğitim dünyasına sesleniyorum, bu gibi görüntüleri biz artık sosyal medyada görmeye başladık. Bizim acilen değerler eğitimine ağırlık vermemiz lazım ve eğitim sistemimizi isminden başlayarak bütün yönleriyle yeniden kontrol etmemiz, çeki etmemiz ve mutlaka bunu değiştirmemiz lazım.” diye konuştu.
“GÜNDEMİN İTTİFAKLAR ÜZERİNDE YOĞUNLAŞMASI TÜRKİYE’YE KAYBETTİRİYOR”
Siyasi partiler arasındaki diyalog kapılarının açık olması gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, “Belki görüştüğü partilerin, siyasi parti yelpazesi en geniş olan partilerden bir tanesiyiz. Biz hem iktidar partisi AK Parti ile hem muhalefet partileriyle dönem dönem görüşüyoruz. Sıklıkla şunu vurguluyoruz. Siyasi partiler arasındaki diyalog kapıları açık olmalıdır. İttifaklarla ilgili sorulduğunda da biz seçimlere henüz bir yıl var. Hatta belki bir yıl öncesinden bu yana yani seçimlere 2 yıldan fazla bir zaman kalmışken, siyasetin gündeminin ittifaklar üzerinde yoğunlaşması Türkiye’ye kaybettiriyor.” dedi.
Tarımsal girdi fiyatlarında çok ciddi artışın olduğunu belirten Yapıcıoğlu, çiftçinin toprağının boş bırakması halinde fiyatların daha da artacağından endişe duyduklarını ifade etti.
Yapıcıoğlu, “Karamsar bir tablo çizmek istemiyorum ama şunu daha önce de söyledik. Evet tarımsal girdi fiyatlarında çok ciddi artış var. Sadece yakıt değil, gübre, ilaç, tohum, bunların fiyatları da arttı. İşçilik maliyetleri, toprak kirası arttı. Her çiftçi kendi toprağını ekmiyor, bazıları toprağı kiralıyorlar. Bu girdi fiyatlarının bu kadar yükselmesi, çiftçinin gözünü korkutmamalı. Zaten gıda fiyatlarında anormal bir artış var. Eğer çiftçi toprağını boş bırakırsa, ben maliyetimi karşılayamam, zarar ederim korkusuyla toprağından bir kısmı boş kalırsa, korkarım fiyatlar daha da yükselecek. Pandeminin başından beri iki yılı aşkın bir süredir buna dikkat çekiyoruz. Diyoruz ki gıda çok stratejik bir sektördür. Mutlaka gıda sektöründe Türkiye kendi kendine yeter bir halde kalmalıdır.” diye konuştu.
“HDP İLE İTTİFAK ŞU AN MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”
Son olarak HDP ile ittifak olabilir mi? Olamayacaksa neden sorusuna Yapıcıoğlu, “Şu an itibariyle bu çok mümkün görünmüyor. Neden mümkün görünmüyor? Çünkü benim kanaatime göre HDP’nin kendisine ait bir iradesi yoktur. İradesi kendi elinde değildir. İradesi başka bir yerdedir. Böyle olunca biz o iradelerini teslim ettikleri yerlerle bir siyasi parti olarak gidip, konuşup, ittifakı nasıl gerçekleştireceğimizi veya ittifak olup olmayacağını görüşecek halimiz yok herhalde. Böyle olunca takdir edersiniz ki bu şartlarda HDP ile bir ittifak mümkün değil.” cevabını verdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.